Mamografi öncesi deodorant kullanımına dikkat

15.01.2026 - Perşembe 14:10
mamografi oncesi deodorant kullanimina dikkat

Kanser söz konusu olduğunda erken tanı, tedavinin seyrini ve başarısını doğrudan etkileyen en kritik adımların başında geliyor. Bu nedenle düzenli sağlık kontrolleri, çoğu zaman herhangi bir şikayet olmasa bile büyük önem taşıyor. Meme sağlığı açısından mamografinin de bu kontroller arasında önemli bir yeri olmasına rağmen, hakkında dolaşan yanlış bilgiler nedeniyle sıkça ertelenebildiğini açıklayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Özgür Sarıca, “Örneğin çekim öncesinde kullanılan bazı kişisel bakım ürünlerinin görüntülerde yanıltıcı izler oluşturabildiği ya da mamografinin sanıldığı gibi uzun ve zararlı bir işlem olmadığı pek bilinmiyor. Mamografiyle ilgili doğru bilinen yanlışların netleşmesi hem erken tanıdan vazgeçilmemesini sağlıyor hem de tarama sürecinin doğru ve sağlıklı şekilde ilerlemesine katkı sunuyor” dedi.

Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Özgür Sarıca, mamografi hakkında bilinmesi gereken 8 önemli detayı paylaştı:

  1. Mamografi, düşük dozda X ışını kullanılarak yapılan bir görüntüleme yöntemidir. Ultrasonografide ise X ışını kullanılmaz, ses dalgalarıyla anlık görüntü elde edilir ve meme üzerine jel sürülerek inceleme yapılır.
  2. Mamografi sırasında meme dokusu iki plaka arasında kısa süreli olarak sıkıştırılır. Bu sayede meme sabitlenir, dokuların üst üste gelmesi önlenir ve farklı yapılar daha net görüntülenir. Uygulanan sıkıştırma hafif bir hassasiyet ya da ağrıya neden olabilir ancak yalnızca birkaç saniye sürer, meme dokusuna zarar vermez ve rahatsızlık kısa sürede geçer.
  3. Mamografi çekimi, hastanın hazırlanması ve görüntülerin alınmasıyla birlikte yaklaşık 10–15 dakika sürer. Memenin sıkıştırıldığı süre ise yalnızca 3–4 saniyedir.
  4. Alüminyum hidroklorür içeren bazı deodorant, pudra ve kremler, mamografi sırasında memede küçük kalsiyum (kireç) birikintileri varmış gibi bir görüntü oluşturabilir. Bu durum yanlış tanıya yol açabilir.
  5. Günlük yaşamda dijital cihazlar, uçak yolculukları ve bazı tıbbi işlemler nedeniyle zaten radyasyona maruz kalınır. Mamografi sırasında alınan X ışını dozu ise oldukça düşüktür. Mamografiye bağlı bir meme kanseri bildirilmemiştir ve sağladığı erken tanı faydası düşünüldüğünde alınan radyasyon dozu oldukça düşüktür.
  6. Meme dokusunun yoğun olması, memeye özgü parankim dokusunun yağ dokusuna göre daha fazla olduğu anlamına gelir. Yoğun meme dokusu mamografinin duyarlılığını azaltabildiği için bu tip memelerde değerlendirmeye ultrasonografi ve kontrastlı görüntüleme yöntemleri de eklenebilir.
  7. Tarama amaçlı mamografi, 40 yaş üstü kadınlarda yılda bir kez önerilir ve erken tanı açısından büyük önem taşır. Bir yıl içinde gelişip erken dönemde fark edilen kitlelerin tedavisi genellikle daha kolay ve başarılı olur. Bu yaş grubunda yılda bir kez mamografi çekilmesi ve gerektiğinde ultrasonografi ile değerlendirilmesi önerilir. Rutin tarama dışında, bazı riskli durumlarda doktorun gerekli görmesi halinde mamografi daha erken yaşta ya da daha sık yapılabilir.
  8. Mamografi ve ultrasonografi incelemelerinin eski sonuçlarının da değerlendirmeye getirilmesi, önceki ve yeni bulguların karşılaştırılması açısından büyük önem taşır. Var olan lezyonların zaman içinde aynı şekilde ve büyüklükte kalması genellikle iyi huylu olduklarını düşündürür. Eski ve yeni görüntülerin birlikte değerlendirilmesi, yeni bir oluşumun olup olmadığını anlamada ve takip sürecini planlamada yol gösterici olur.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı